1news.com.tr’in Milletvekili, Tarih Profesörü Musa Kasımlı ile röportajı:
- Musa Bey, kısa şekilde Fransız-Ermeni ilişkilerinin tarihi boyutunu anlatabilir misiniz?
- Toplu bir şekilde Ermenilerin Avrupa ülkelerine, özellikle Fransa`ya yerleştirilmesi 19. yüzyılın sonlarından başladı. Osmanlı topraklarında isyanlara kalktıkları bir dönemde Taşnaksutyun Ermenilerin kendilerine karşı terör yaparak onları korkuttu ve onların ülkeden göç etmelerine neden oldular. Taşnak teröründen korkan Ermeniler sadece Avrupa ülkelerine değil hem, hatta ABD'ye göç ettiler.
Ermeniler Avrupa ülkelerinde sistemli şekilde ağ kurdular. Bu ağ terör, siyasi ve ideolojik alanda faaliyet göstermeğe başladı.
Ermenilerin ANTANTA ülkesi olan Fransa ile ilişkilerinde sonraki aşana 1. Dünya Savaşı yıllarından başladı. Fransa, Osmanlı'ya karşı savaşlara katıldığından Türk topraklarında yaşayan Türk olmayan halkları hükümet aleyhine ayaklanmalara teşvik ediyordu, onların silahlı birliklerinin kurulmasına mali yardım ediyordu. Anadolu'da sivil Türk Müslüman nüfusuna karşı katliam yapanlar işte bu silahlı bilirlikler, örgütler idi. Fakat sonraki dönemde Ermenilerden kendi amaçları için kullandıktan sonra onları dışladılar.
- Azerbaycan-Fransa ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Azerbaycan-Fransa ilişkilerinin normal olduğunu düşünüyorum. Bu ilişkiler tarihe dayanıyor. İki ülke arasındaki ilişkileri coğrafi, ekonomik, kültür faktörleri etkilemektedir. Ocak 1919`tarihinde ilk kes Paris`te Azerbaycan`ın bağımsızlığı tanındı. Azerbaycan Bolşevikler tarafından işgal olunduktan sonra Fransa hükümeti Azerbaycan muhaceretine mali yardımlarda bulundu, her zaman olduğu gibi Azerbaycan`ın bağımsızlığını savundu. Bunun için hatta Türkiye hükümeti ile görüşmeler yaptı. Bolşevik işgaline son koymak için malı kaynaklar ayırdı, Bolşevik işgalinin vurduğu zararın karşılanması için çeşitli projeler uyguladı. Fransa`nın Azerbaycan`a özel bir ilgisi vardı. Fransa`nın yeni başbakanı Raymond Puancare Fransa parlamentosundaki 31 Mart 1922 tarihinde yaptığı konuşmasında birkaç ülkeye yer vermişti. Bu ülkelerden biri de Azerbaycan idi. Puancare konuşmasında “Biz bağımsız Azerbaycan’ın haklarını ihlal eden her hangi bir adıma karşıyız. ABD`de bizim gibi düşünüyor.
Azerbaycan’da Bolşevik rejimine kısa surede son koyulacak. Bakü`yü etki altında tutmağın en iyi yolu Ankara’ya özel ilgi göstermektir. Durumun çok zor olmağına rağmen henüz kaybetmediğimiz çok şey var. Biz başarılı bir şekilde Bakü petrol politikamızı yürüte biliriz” diye kaydetmişti. Fransa yetkilileri Bakü Petrolunun diğer petrollerden daha iyi olduğunu diyordular. Azerbaycan’ın Bakü petrol kaynağı kadar dünyanın hiç bir yerinde, hatta Meksika`da da petrol yoktur. Bu nedenle bizim faaliyetimiz Bakü`ye odaklanmalıdır. Fransa yetkilileri Paris'te muhacerette olan Alimardan Bey Topcubasov`la görüşme yaparak ondan çeşitli projeler istediklerini hatırlatmakta yarar var. Her yıl Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından Azerbaycanlı muhacirlere mali yardım ediliyordu.
Azerbaycan-Fransa ilişkilerinin sonraki dönemde de yüksek düzeyde idi. Fransa`nın eski cumhurbaşkanı Charles de Gaulle`nin Kasım 1944`te Moskova'ya Bakü'den geçerek gitti. 2. Dünya Savaşı yıllarında SCCB`nin uluslararası hava hatlarından sadece Bakü-Tahran hattı çalışıyordu. Charles de Gaulle Bakü`de bir gece kaldı. Ünlü besteci Üzeyir Hacıbeyov`un Köroğlu operasına baktı. Hatta çevirmenler operanı çevirmek isteyince, çevirmenlere kendisinin artık bu operanın anlamını bildiğini söyledi. Fransa Mukavemet Hareketine katılan, faşist işgaline karşı Fransızlarla omuz-omuza savaşan Azerbaycanlı arkadaşları Gaulle`a Köroğlu operası ile ilgi vermişlerdi. Fransız Mukavemet Hareketi`nda Azerbaycanlıların özel rolü, Azerbaycan- Fransa dostluğunun bir örneğidir Charles de Gaulle 60`lı yılların sonunda Moskova'ya ziyareti sırasında Sovyet lideri Leonid Brejnev`le görüşmesi sırasında sözü edilen ziyarete değinmişti.
Ermenistan`la işbirliği yapmak Fransa`nın ulusal çıkarları ile örtüşmüyor. Ermenistan`la işbirliği yapan ülke öncelikle kendi otoritesine zarar vuruyor. Çünkü Ermenistan saldırgan bir devlettir. Terörü devlet politikası olarak ele alıyor. Fransa gibi dünyaya demokratik özgürlük, eşitlik, kardeşlik değerlerini getiren bir ülkenin demokratik değerleri ihlal eden, özgürlüğe engel olan, başka ülkenin toprağını işgal eden bir ülke ile işbirliği yapmak Fransa`nın imajına darbe vuruyor.
Ben Ermenistan`la işbirliği yapmağın Fransa`nın çıkarlarına uygun olmadığı düşünüyorum. Fransa`nın Azerbaycan`da çıkarları daha çoktur.
- Puancare`nin söylediği ülkeler arasında Ermenistan da var mıydı?
- Orda Ermenistan`ın adı seslenmiyordu. Çünkü Fransa gibi büyük bir ülke için o zaman da şimdi de Ermenistan`ın hiçbir önemi yok. Eğer gerçekten Fransa yönetimi Fransa`nın Doğu`da nüfuz kazanmasını istiyorsa, mutlaka Azerbaycan- Fransa ilişkilerinin tarihini gözden geçirmeli.
Devam edecek....
Asef ZEYNAL
MRA