Uluslararası Boyutuyla 28 Mayıs.
Yaşamakta olduğumuz bu günlerde 28 Mayıs heyecanını yaşıyoruz. Ama bu heyecanı kimler yaşıyor ve ne kadar yaşayabiliyor? 28 Mayıs dediğimiz zaman akla ilk gelenler nelerdir? Azerbaycan’dan kenarda ve özellikle Türkiye’de ve Türk Dünyası’nda bu tarihin önemi ne kadar bilinmektedir? Bu tarihin uluslar arası öneminin farkında mıyız? 28 Mayıs adına neler yapılmaktadır ve yapılması gereken çalışmaların etkisi ne olur?
28 Mayıs’ın önemini en çok 1918 yılında bu tarihin canlı şahidi olanlar ve bir de özellikle, 80’li yılların sonlarına doğru Azerbaycan’da başlayan bağımsızlık harekatına iştirak edenler ve tanık olanlar bilirler. Bugün bağımsız Azerbaycan’ın üzerinde dalgalanan üç renkli bayrağımız, devlet armamız ve milli marşımız 1918 yılı 28 Mayıs tarihinin sadece Azerbaycan Türklerine değil, Türk Dünyası’nın tamamına armağanıdır. Bu yönüyle, 28 Mayıs uluslar arası bir öneme sahiptir.
Türk Dünyası’nda ilk Demokratik Cumhuriyet 1918 yılı 28 Mayıs tarihinde Azerbaycan’da kurulmuştur. 1920 yılında Rusya’nın Güney Kafkasya’yı işgalinden Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti de nasiplenerek 27 Nisan günü tarih olmuştur. Bu şanlı tarih 80’li yıllarda Sovyetler Birliği’nin çözülmesini sağlayan Azerbaycan Bağımsızlık Harekatının en önemli ilham kaynağını teşkil etmiştir. Türk Dünyası’nda ilk Demokratik Cumhuriyetin beşiği olan Azerbaycan, 80’li yıllarda başlayan Bağımsızlık Harekatı ile Sovyetler Birliği’nden ayrılan 15 bağımsız cumhuriyetin cesaret kaynağı olmuştur. Azerbaycan’ın 28 Mayıs’la başlayan demokrasi ve bağımsızlık geleneği 20 Ocak 1990 öncesi ve sonrasında dökülen kanlarımızla çiçek açmıştır. Karabağ’daki kayıplarımız pahasına da olsa, günümüzde sürdürdüğümüz bağımsızlığımızı tekrar kazanmış bulunuyoruz. Bu o bağımsızlık ki, Sovyetler’den ayrılan 15 ülkenin bağımsızlığının da hazırlayıcısı olmuştur. Bu ülkelerden üçü bugün Avrupa Birliği’nin tam üyesidir. SSCB’nin dağılmasına paralel olarak çözülen Varşova Paktı’nın bugünkü Rusya Federasyonu hariç üyelerinin tamamı AB’nin bir parçasıdır. 28 Mayıs’la başlayan sürecin uluslar arası öneminin boyutuna bir de bu yönden bakmak gerekmektedir.
Azerbaycan yurtdışına ağırlıklı olarak Türkiye üzerinden açılmaktadır. Petrolümüzü Anadolu toprakları üzerinden Dünya’ya pazarlıyoruz. Karabağ’ımızın işgali başta olmakla bizi her konuda uluslararası platformlarda en çok koruyan ülke de Türkiye’dir. Azeri Türkleri olarak bizler Azerbaycan’ın dışında en çok Türkiye’de ikamet etmekteyiz. Rusya Federasyonu da vatandaşlarımızın yoğunlaştığı bir ülkedir. Ama Türkiye Azerbaycan’dan zamanında göç etmiş Kars, Iğdır, Ardahan kökenli vatandaşlarımız ve İran’dan göç eden Azerbaycan Türklerimizin en yoğun olarak yaşadığı bir ülkedir. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin kurucusu Merhum Memmed Emin Resulzade’nin kabri de Ankara’dadır. Kısacası, 28 Mayıs’ın önemi Türkiye’den başlayarak Dünya’ya tanıtılmalıdır. Bu vazife en çok bizlerin, Türkiye’de yaşayan Azerbaycan Türklerinindir.
Azerbaycan Türkiye’de en çok zengin petrol kaynakları olan “küçük kardeş ülke” olarak tanınmaktadır. 80 miyonluk Türk’ün yaşadığı, 4 denize açılan geniş Anadolu topraklarında yerleşen ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamı üzerinde kurulmuş olması yönüyle bu sıfatı hak ediyor Türkiye. Ama Büyük Atatürk’ün 1923 yılında kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ilham kaynaklarından olan 28 Mayıs’ın öneminin farkında olan kaç kişi var Türkiye’de? Türk Dünyası’nda ilk Demokratik Cumhuriyet’in 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan’da kurulduğunu kaş kişi biliyor? Öncelikle, bu soruyu kendimize sormamız gerekmektedir. Her kes bu sayının ne kadar olduğunu tahmin edebilir. Ülkelerin var oluşlarında ve bağımsızlıklarında tarihi şahsiyetlerin önemi tartışılmazdır. Bu yönüyle bakarsak, Türkiye’de Memmed Emin Resulzade’nin ne kadar tanındığı sorusunu kendimize sormamız gerekmektedir. Anadolu Türklerini bir kenara bırakırsak Türkiye’de yaşayan Azerilerin belki çoğunluğu olmasa da, büyük bir kısmı Türk Dünyası’nda ilk Demoktarik Cumhuriyet’in kurucusunun mezarının Ankara’da olduğunu bilmemektedir. Bilenlerin ve imkan ve fırsatı olanların çoğu belki merhumun Cebeci Asrı Mezarlık’taki kabrini ziyaret bile etmemiştir.
28 Mayıs’ı tanıtmakla Azerbaycan’ın daha fazla tanıtımını sağlayabiliriz. Bu tarihin önemine Türkiye’deki faaliyetlerimizle dikkati çekebiliriz. Uzun yıllardan bu yana özellikle, 28 Mayıs akşamlarında Türkiye’nin farklı kentlerindeki Azerbaycan dernekleri ve öğrencilerimiz tarafından anma geceleri,vs. teşkil edilmektedir. Bu programların yapılmasına öncülük ve iştirak edenleri elbette yürekten kutlamak gerekmektedir. Ama yapılan bu çalışmalar çok sınırlı çerçevede ve dar çevrede kalmaktadır. Düzenlenen tedbirler her yıl Azerbaycan’ı tanıyan ve 28 Mayıs’ın öneminin farkında olan çevrelerin katılımıyla gerçekleşmektedir. Yeni kitlelere ulaşılmadığı gibi, Türkiye’nin tamamında bu tarihin öneminin tanıtılmasında yetersiz kalınmaktadır. Bunda ben dahil hepimizin hatalarımız ve eksiklerimiz var. 28 Mayıs’ın tanıtımını öncelikle kendi çevremizin dışına çıkarmalıyız. İçerisinde bulunduğumuz çevremiz bizi ve ülkemizi tanıyor, tabii daha çok tanımasında yarar vardır. Türkiye’de ağırlıklı olarak bizleri tanımayanlara, yakın ve uzak tarihlerde milletimizi hedef alan katliamları göz ardı ederek ve büyük çoğunluğu ermeni olmadığı halde ermenilerin uydurduğu her iftirada ortaya çıkarak “hepimiz ermeniyiz” diyenlere kendimizi, ülkemizi tanıtmalıyız. Azerbaycan adına Türkiye’de oluşturulan tedbirlere daha çok Azerbaycan’ı tanımayanları davet etmekle bunu sağlayabiliriz. En basiti, ulaşabileceğimiz çevrelerde ülkemizi tanımayanlara bu tanıtımı yapabiliriz. Bölgesel, ulusal ve uluslar arası medyaya ulaşabilen bizler gazete, dergi ve televizyonlarda ülkemizin tanıtımıyla ilgili konularda daha çok makale, sunum ve hatta kitap çalışması yapmalıyız. Bu yöndeki çalışmalara katkı sağlamak amacıyla örneğin birkaç satır yazmak en fazla 1-2 saatlik zamanımızı almaktadır. Bu sebeple ben 28 Mayıs konulu bu yazımla değerli okuyuculara sesleniyorum. Bu makalemi okuyanların, okumayanlara okumasını veya okumalarını sağlamasını temenni ediyorum. Nice 28 Mayıs’lara! Sadece Azerbaycan’ı değil, tüm Türk Dünyası’nı bu vesile ile yürekten kutlarım! Bağımsızlığımız ebedi olsun!
Dr. Rövşen Şahbazov