Fransa Senatosu’nun sözde Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısını kabul etmesinden sonra Türkiye ile Fransa arasında olduğu gibi, medya düzeyinde Azerbaycan ile Türkiye arasında da bir gerilim söz konusudur.
Türkiye’de mütareke basını, Azerbaycan’da ise muhalefet basını Azerbaycan’ın Fransa karşısında Türkiye’yi yeterince desteklemediği konusunda ağız birliği yaparcasına iki ülke arasındaki ilişkilere gölge düşürmeye çalışmaktadırlar.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarihi henüz belli olmasa da, böyle bir atmosferin yaşandığı dönemde Türkiye-Azerbaycan Strateji İşbirliği Konseyi toplantısına katılmak için Azerbaycan’a resmi ziyarette bulunacak. Türkiye-Azerbaycan Strateji İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Ekim 2011’de İzmir’de gerçekleşmişti.
Başbakan’ın Azerbaycan’a yapacak ziyaretini değerlendiren Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi Hulusi Kılıç Fransa Senatosu’nun inkar yasa tasarısını kabul ettiği zaman Azerbaycan’ın verdiği desteye dikkat çekerek görüşlerini ‘Biz bütün konularda aynı görüşleri paylaşıyoruz. Bu konuda da aynı görüşü paylaştığımızı ispatladık. Türkiye Fransa Senatosu’nun yasa tasarısını kabul etmesinden sonra Azerbaycan’ın güçlü tepkisini gördü. Bundan dolayı Azerbaycan Devlet Başkanı’na, siyasi parti Başkanlarına ve Azerbaycan halkına şahsen teşekkürler ederim. Bu bir daha bizim birlikte olduğumuzu gösterdi’ şeklinde ifade etmiştir.
Başbakan Azerbaycan ziyaretinde iki ülke arasındaki ekonomik, siyasi, askeri ilişkilerin yanı sıra, büyük bir ihtimalle bölgede ve uluslararası alanda gelişen olayları da değerlendirecektir. Son zamanlarda ABD-İran arasında yaşanan gerginliğin daha da artmasına paralel olarak İran-Azerbaycan ilişkilerinin de bir türlü rayına oturtulamaması, Türkiye’nin Orta Doğu’daki gelişmelere yaklaşımları ve Fransa ile bundan sonra da devam edecek sorunlar iki ülke arasındaki ilişkilerde belirleyici faktörler olarak görülebilir.
Türkiye-Fransa gerginliği ortaya çıktıktan sonra Türkiye’de Azerbaycan’ı karalayan bir dizi haberler çıkmaktadır. Türkiye’nin Azerbaycan’dan aldığı doğalgazın fiyatının İran’dan aldığı doğalgazın fiyatından neredeyse iki kat daha ucuz olmasını, Kıbrıs konusunda her zaman Türkiye’nin yanında olduğunu, bölgesel ve uluslararası güvenlik konularında ortak hareket etmesini görmezden gelerek nedense iki ülke arasında ilişkileri zedeleyecek haberler yayımlanmaktadır. Türk medyası, Azerbaycan ile ilgili olumlu haberleri bile olumsuz bir hale getirerek kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalışmaktadır. Ermenistan, Yunanistan ve diğer konularda ise, tam tersine Türk kamuoyunu teslimiyetçi bir psikolojiye alıştırmaktadır.
Tabii ki bu haberlerin yayımlanmasında objektif bir değerlendirme yapıldığı iddia edilemez. Azerbaycan muhalif basını ise Fransa Senatosu’nun inkar yasasını kabul ettiği için Azerbaycan’ın, Fransa’ya savaş ilan etse bile tatmin olmayacak biçimde iktidarı siyasi melankoli durumda olmakla suçlamaktadırlar. Elbette, kapalı kapılar arkasında nelerin konuşulduğundan ve nelere karar verildiğinden habersiz ve siyasi sorumluluğu olmayan muhalefet basını özellikle bu tür kırılgan durumlarda yine de daha temkinli ve objektif davranabilirdi.
Bundan başka henüz Türkiye Hükümeti’nin bile Fransa’ya karşı somut yaptırımlar uygulamadığı, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürmekle yasayı iptal etmeye çalıştığı bir dönemde Azerbaycan’ın Fransa’ya karşı gereğinden fazla tepki göstermesi durumu daha da ciddileştirmez mi? Bu bakımdan Azerbaycan Türkiye ile koordineli çalışmaktadır.
Türkiye’de bazı haber kaynakları ABD-İran gerginliğinde bölgede durumun tehlikeli şekilde değişeceği zaman Azerbaycan’ın Şii olduğu için İran’ın yanında olacağı konusunda gayrı-ciddi haberler verilmektedir. Azerbaycan dış politikasında din unsurundan diğer devletler gibi yararlanabilir. Ancak ABD-İran gerginliğinde Azerbaycan’ın Şialık faktörünü göz önüne alarak İran’ın yanında olacağı haberi oldukça basit bir değerlendirmedir.
Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ Savaşı’nda kimin yanında, kimin de Ermenistan’ın yanında olduğunu görmeyecek kadar saf değil. Bu konuda aksi yönde yapılan değerlendirmeler günümüzün realitesine kesinlikle uymamaktadır. Azerbaycan ve Türkiye arasında bazı sorunlar ve anlaşmazlıklar olabilir. Ancak bunlar genelde halledilmeyecek sorunlar değildir.
Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı
www.1news.com.tr