Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Haber Gönder Arşiv RSS
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO HABER İLETİŞİM
SON DAKİKA : DAK İdare Heyeti Üzvü Dr. Asif Kurban DEU Rektörü Sayın Prof.Dr. Mehmet Füzun’u ziyaret etmiştir.      Erdoğan Pakistan’a Gidiyor       Suriye’de Bombalı Araç Patladı: Çok Sayıda Ölü       Azerbaycan’da Facebook kullanıcılarının yüzde 35`i bayanlar      Kırım Türkleri İzmir’de Anıldı       Esirlikte gözlerini kaybeden Azerbaycanlı kız Serj Sarkisyan’a seslendi       Acil Durumlar Bakanlığı Zagatala`ya ek kurtarma ekibi gönderdi       Almanya-Yunanistan Hattında Gerginlik       G8 Zirvesi Camp David’de Başladı       Zagatala`da iki deprem daha       Şok: Olimpiyat meşalesini çaldılar       Türk Su Ürünleri Azerbaycan’da Tanıtıldı       Dışişleri Bakanlığı: Azerbaycan ile Gürcistan arasında Keşikçi Dağı konusunda hiçbir sorun yok       Ermenistan Ateşkes İhlalini Sürdürüyor       Türkiye Cumhurbaşkanı Gül ABD’de       Dışişleri Bakanlığı: Azerbaycan İran’daki Azerbaycan karşıtı çalışmalara tepkili       Büyükelçi Kılıç’tan Bakü’de Can Bonomo İçin Resepsiyon       Bu gün Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı       Zagatala Yeniden Sallandı       Türk Dışişleri’nden NATO zirvesi açıklaması      
Haberler Güncel Haberler Dünya Ekonomi Politika Diaspora Spor Kültürel
YAZARLAR Arif KESKİN
12
14
16
18
16/01/2012 11:26
İran Hürmüz Boğazı’nı Kapatabilir mi?

ABD Başkanı Obama’nın İran lideri Hameneyi’ye gönderdiği “Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kırmızı çizgimizdir” şeklindeki özel mesajı aslında Hürmüz boğazı etrafındaki gelişmelerin ne denli kritik noktaya geldiğinin göstergesidir.

Bu özel mesaj aslında bir taraftan ABD’nin Hürmüz Boğazı konusunda ne kadar ciddi olduğunu gösterirken; diğer taraftan da Washington’un İran’ın tehditlerini ciddiye aldığını da gösteriyor. Washington yetkilileri İran tehdidini ciddiye alsalar da “İran Hürmüz Boğazı’nı kapatabilir mi?” sorusu hala da yanıtsız olarak dağ gibi karşımızda durmaktadır.

Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı; Ortadoğu petrollerinin yüzde 40’nın ve kürsel petrol ihtiyacının ise yüzde 20’sinin geçiş noktası olduğu gerekçesiyle dünya enerji naklinin stratejik geçit bölgelerinden sayılmaktadır. Böyle stratejik öneme sahip bir petrol güzergâhının kapatılması dünyayı enerji krizine sürükleyeceği ve söz konusu bu durum Batı`nın yaşadığı ekonomik krizi daha da derinleştireceği aşikârdır. İran’ın “Hürmüz Boğazı’nı kapatırım” tehdidini yukarıdaki çerçeve içinde okumak gerekir.

İran yetkilileri “ Hürmüz Boğazı’nı kapatabiliriz” mesajını birçok kez tekrarlasalar da boğazın kapatılması söylendiği gibi kolay değildir ve İran’ın bu tehdidini gerçekleştirebilmesinde ne kadar ciddi olduğu da önemli bir sorudur. Çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapatılması istikametinde İran’ın karşısında aşılması kolay olmayan çok önemli engeller bulunmaktadır:

a. İran’ın en büyük engellerinden biri Hürmüz Boğazı’nın hukuksal statüsüdür. İran ne kadar “ Hürmüz Boğazı benimdir, istediğim zaman kapatırım” dese de dünya Hürmüz Boğazı’nı uluslararası su çerçevesi içinde mütalaa etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Hürmüz Boğazı’nın kapatılması uluslararası hukukun ihlali anlamına gelebilir. Söz konusu durum İran açısından tehlikeli sürecin başlangıcı olabilir.

b. ABD yönetimi Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasını kırmızı çizgi ve savaş nedeni olarak gördüğünü defalarca tekrarlamıştır. Bu durumda Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ABD ile savaşı kabul etmek anlamına gelmektedir. İran yönetiminin ABD ile savaşı göze alabilme ihtimali düşüktür.

c. Hürmüz Boğazı Suudi Arabistan, Irak, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi petrol sahibi Körfez ülkelerinin petrollerinin ana geçiş bölgesidir. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması körfezdeki Arap ülkelerine karşı da savaş ilanı sayılabilir. Söz konusu durumun komşularıyla iyi ilişki kurma iddiasında olan İran’ı siyasi, güvenlik ve ekonomik açıdan çeşitli sıkıntılara sürükleyebileceği malumdur.

d. Hürmüz Boğazı güzergâhından kürsel petrol ihtiyacının yüzde 20’sı karşılansa da Japonya gibi ülkelerin yüzde 75 petrol ihtiyacının bu yol vasıtasıyla temin edildiği bilinmektedir. Bu nedenle boğazın kapatılması sadece petrol satıcılarıyla değil aynı zamanda petrol alıcılarıyla da çatışmaya girmek anlamına gelmektedir. İran yönetiminin Çin, Japonya ve Hindistan gibi petrol alıcısı ülkelerle ilişkilerinin krize girmesi; onu Batılıların baskıları karşısında zayıf düşürecek ve direnme imkanlarını azaltacaktır.

e. Tahran rejiminin bir ekonomik krizin eşiğinde olduğunu bütün İranlı gözlemciler tarafından bilinmektedir. İran para birimi Riyal’ın dolar karşısında önemli ölçüde değer kaybetmesi İran`ın ekonomik durumunun kırılganlığının en önemli göstergesidir. Böyle bir durumda Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve İran’ın kendi petrol satışının durdurulması İran ekonomisini öldürücü noktaya taşıyabilir.

Yukarıda sıralanan sebeplere dayanarak İran’ın “Hürmüz Boğazı’nı kapatırım” mesajının ciddiye alınacak tehdit olmadığını ve Tahran rejiminin söylediği tehdidi gerçekleştirebilecek potansiyelinin olmadığını söylemek mümkündür.

İran rejimi Hürmüz Boğazı kartıyla nükleer diplomaside kaybettiği inisiyatifi ele geçirebileceğini ve ekonomik krizle cebelleşen kendi aleyhinde oluşmuş Batı ittifakını dağıtabileceğini düşünmüştü. Ancak son gelişmelere bakıldığında İran tehdidinin tam ters sonuç verdiği ve özellikle İran karşıtı Batı cephesini daha da sıklaştırdığı gözükmektedir. Ayrıca Washington’un “savaşa hazırım” mesajı vererek süreci Tahran’ın beklemediği tehlikeli mecraya çekmesi İran açısından “evdeki hesabının çarşıya uymadığı” olgusunu doğurmuştur.

İran rejimi bir taraftan Washington’un hazır olduğu savaşa gücü ve imkânının yetmeyeceğinin bilincindeyken; diğer taraftan da savurduğu tehditleri fiiliyata geçiremediği taktirde sürecin İran rejimini prestij kaybına sürükleyeceği malumdur. İran’ın Türkiye üzerinden Batılılarla başlatmaya çalıştığı yeni müzakere süreci aslında Hürmüz Boğazı tehditleri nedeniyle karşılaştığı kıskaçtan çıkmaya dönüktür. İran müzakere mesajları vererek geri dönüşün yollarını yapmakta ve Hürmüz Boğazı krizinden prestiji yara alamdan kurtulmaya çalışmaktadır. Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi ile “müzakereye hazırım” mesajının çelişkili bir görüntü sergilediği aşikardır. İran son dönemlerde verdiği “müzakere” mesajlarıyla Batılıların kendi aleyhindeki ambargo çalışmalarını durdurmayacaklarının da farkındadır. İran’ın son dönemdeki müzakere diplomasisi Hürmüz Boğazı’ndaki karşılaştığı çıkmazdan “onurlu” çıkış yolu arayışı olarak yorumlanabilir.

Arif Keskin- Ortadoğu Uzmanı

www.1news.com.tr

Önceki Yazılar :


+ Paylaş
Paylaş: Facebook Paylaş: Twitter Paylaş: Google Paylaş: Yahoo Paylaş: Mr. Wong Paylaş: Oneview Paylaş: Linkarena Paylaş: Folkd Paylaş: Digg Paylaş: Del.icio.us Paylaş: Reddit Paylaş: Jumptags Paylaş: Simpy Paylaş: StumbleUpon Paylaş: Slashdot Paylaş: Propeller Paylaş: Furl Paylaş: Spurl Paylaş: Blinklist Paylaş: Blogmarks Paylaş: Diigo Paylaş: Technorati Paylaş: Newsvine Paylaş: Blinkbits Paylaş: Ma.Gnolia Paylaş: Smarking Paylaş: Netvouz

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 


 
YAZARLAR
Arif KESKİN
İran Hürmüz Boğazı’nı Kapatabilir mi?
Dr. Nazim CEFERSOY
Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin temel dinamikleri
Dr. Hatem CABBARLI
Ermenistan’da Hükümet Nasıl Kurulacak?
Dr. Asif KURBAN
“ERMENİ SOYKIRIMI VAR DİYENLERİ CEZALANDIRMA”
Cavid VELİEV
Gerçek Yönleriyle Hocalı Soykırımı
Dr. Rövşen Şahbazov
1915’i 18 Mart’la Hatırlayalım
Dr.Alesker ALESKERLİ
Rusyadan Libyaya Çifte Bakış
Dr. Sinan OĞAN
Türkiye, Ermenistan`la sınırları açmak için Metsamor`un kapatılması şartını da öne sürmeli
Araz ASLANLI
Kardeş kazığı mı, bulanık suda balık avlama sevdası mı?
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik

Haberleri referans göstererek yayımlayabilirsiniz.  NewsAze.com Azerbaycanla ilgili dünya genelinde çıkmış haberleri 4 dilden okuyucularıyla paylaşmaktadır.

Partnerler

www.tureml.com      www.haberaze.com     www.turkiyedeneval.com     www.yenixeber.com    www.turaltarde.com